• “Duygularını sahnede doğru dürüst aktarmak yetmez; oyuncu olmak da. Bir oyuncunun geniş bir düşünsel eğitimi olmalı. Hamlet'i oynamak için kültüriü olma zahmetine katlanmak gerek."
    A.Çehov

    Dramaturgi sözcüğü dilimize Almanca ve Fransızca'da
  • Türkiye'de oldukça yoğun yaşanan kavram kargaşasına bir yenisi daha eklendi: Dramaturgi. Her tiyatrocuyum diyen dramaturgiden söz ediyor, dramaturgun görevlerini sıralıyor, ne olması gerektiğini bilgiççe açıklıyor, dramaturgları bol bol eleştiriyor.
  • Çağdaş tiyatronun gelişim çizgisine baktığımızda seyirci olgusunun son derece belirleyici olduğunu saptarız. Gerçekten de, çağdaş tiyatroyu klasik tiyatrodan ayıran önemli noktalardan biri, seyirciye değişik açıdan bakmasıdır ki, bu da tiyatroda birt
  • Kim, nasıl, ne için tiyatro yaparsa yapsın hedef hep seyircidir. Sahneye çıkmasa, bir şey üretmiyor gözükse de seyirci, tiyatro gösterisinin anahtar kişisidir ve içinde yazar da olmak üzere, sahneyi oluşturan tüm yaratıcı ve uzmanların odak noktasıdı
  • 'Bir dünyanın betimi bir bakışın betimidir' (Bilge Karasu)   
       
    Başlangıcından günümüze tiyatroda her şey bakma, bakış üstüne kurulur. Bakma ve Baktırma. Dilimize Fransızcadan geçen "tiyatro" sözcüğü de (théâtre) e
*
aile, a. fugard, antigone, ast, a. vitez, anlatı, bilsak tiyatro, bilsak tiyatro atölyesi, b. karasu, b. necatigil, birey, brecht, boulgakov, baskı, birey olma, bir halk düşmanı, beden, bakış, bakan, bakılan, baktırma, büchner, chéreau, cinsellik, claudel, çağdaş türk tiyatrosu, çağdaş tiyatro, çocuk/birey, çehov, çocuk oyunları, çocuk tiyatrosu, çağdaş sahne tasarımı, dil/beden, damıtılmış kırmızı, doğu-batı uygarlığı, dil/düşünce, düş/gerçek, dil ve düşünce, dram, danton'un ölümü, doksanüç, dil, dramaturgi, dramaturg, dostoyevski, dekor, dil arayışı, ellen stewart, eylem/özgürlük,